ALADAĞLARIN PRENSESLERİ

0
578

İşyerindeki sıkıntılardan dolayı hasta sonu izini mi Cuma gününe almak zorunda kaldım. Hızlı bir program yapmam gerekiyordu. Konya’daki dostlarımdan Mustafa GÜNEY ve Bekir DOĞDU ya kırmızı benekli avı yaptırmak içinde daha öncelerden söz vermiştim. Hem bu sözümü tutmak hem de yanıma yoldaş olmaları için kendilerini arayarak davet ettim. Mustafa gelemeyeceğini söyledi. Bekir ise işten yeni ayrılmıştı ve gelmemesi için hiçbir neden yoktu.

Avlağa gitmek içim gece yola çıktık. Bulaşma yerimiz olan Ereğli’de Bekir ile buluştuk. Dinlenme tesislerinin birisinde çay olası verdik. Aracımızın birini tesiste bırakarak yola tek araç devam ettik. Keyifli ve bol muhabbetli bir yolculuğun ardından avlanacağımız bölgeye gelmiştik. Gün yeni yeni ağarırken Aladağlar’da tüm heybeti ile karşımızda duruyordu. Hazırlıklarımızı tamamladık ve zaten çok yakınımızdaki dereye indik.

Kısa bir sürede ilk balık benden gelmişti. Güzel bir kırmızı benekli prenses kandırmıştım. Fotoğrafladıktan sonra suya tekrar iadesini sağladık. Buradaki kırımızı benekliler aslında kırmızı beneklilerin farklı bir türü veya alt türü olma ihtimali oldukça yüksek. Ben bu balıkları ilk avladığımda bunların buradaki Gökkuşağı alları ile çiftleşmiş olduklarını düşünmüştüm. Durumun daha farklı olduğunu av bittikten sonra, Facebook a attığım fotoğraflardan sonra daha net anladım. Birçok kişiden telefon ve mesaj aldıktan sonra bu balıkların farklı bir alabalık türü olduklarını, düşünmeye başladım. Bu balıkların tam ne olduklarını araştırmaktayım. Kısmet olursa en kısa zamanda sizlere de aktaracağım.

Avımıza tekrar dönelim ve gelelim ikinci aldığım balığa. Çok güzel ve iri bir kırmızı benekli daha kandırmayı başardım. Bu balık döner kaşığımı sonuna kadar takip etti ve kaşığım kamışımın halkasına değdiği anda kaşığımı kaptı. Hızlı bir şekilde balığı alıp dışarıya çıkarttım. Aslında tam aksiyon yaşanacak balıktı ama istediğim gibi olmadı. Ben balığı kancalardan kurtarırken Bekir’de yanıma gelmişti. Bir kaç kare fotoğrafın ardından balığı suya tekrar geri bıraktık.

Bu avlak o kadar huzur verici bir yer ki anlatamam. Balık çıkmasa bile bu avlakta bulunmak bile yeterli aslında. Bekir daha balık alamamıştı ama onunda keyfi yerindeydi. Çok geçmeden zaten Bekir de bir prenses kandırmıştı. Derenin akıntı yönüne doğru avımızı yaparak ilerledik. Bazı bölgelerde balık çıkmıyordu. Buraların çiftliklere yakın yerler olduğunu fark ettim. Bu bölgelerde de Gökkuşağı alaları aslında yoğunlukla çıkardı ama bu avımızda hiç rasgelmediler.

İkimizin de oltaları hiç boş kalmıyordu. Çok sayıda Kırmızı Benekli alıyorduk ve bu balıkların tamamını suya geri bırakıyorduk. Ama Bekir’den güzel limitlerin üzerinde harika bir balık geldi. Hatıra fotoğrafların ardından bu balığı da suya iade ettik. Saatinde biraz ilerlediğini fark ettik ve yemek için buradaki tesislerden birisine girdik. Güzel mezeler ile balıklarımızı yedik ve uzun bir süre burada dinlendik. Aslında yorulmuştuk ama geldiğimiz yolu tekrar dönmemiz gerekiyordu. Toparlanarak tekrar dereye indik. Bu kez akıntıya doğru avlanmaya başladık. Dönüş yolumuzda da güzel prensesler kandırmayı başardık. Ve nihayet aracımızın yanına gelmiştik. Hava o kadar sıcaktı ki terden sırılsıklam olmuştuk. Üzerimizi yedek giysilerimiz ile değiştirdik.

Bu arada dönüş yolunda dereden karsıya geçerken, kaşık çizmemin boyunu geçen bir yerden geçmek zorunda kaldım ve telefonumun ıslanmasına neden oldum. Bu yüzden de av boyunca telefonumun kapalı kaldı. Bu yüzden bu avımızda çok fazla fotoğraf çekemedik.

Dönüş yolunda derenin farklı bir bölüme daha girdik ama ne yazık ki buradan hiç balık alamadık. Fazla zaman kaybetmeden tekrar yola koyulduk. Yolumuz uzundu ve çok uykusuzdum. Bekir ile yol boyu güzel sohbetlere dalınca buluştuğumuz tesise kadar geldik. Burada Bekir ile vedalaşarak şehirlerimize doğru yola koyulduk. Ben uyumamak için telefondan aklıma gelen eş dost kim varsa aradım ve onlarla ile konuşarak Karaman’a kadar kendimi zor attım.

Ve böylelikle güzel bir avı daha sonlandırmış olduk. Bu avımızda yakalamış olduğumuz tüm balıkları tekrar suya iade ettik. Hafızalarımızda ve kayıt cihazlarımızda ise bu güzel günden kareler kalmış oldu. Bu balıkları tekrar tutmak istiyorsak yakala bırak prensibini benimsememiz ve çevremizdekilere aşılamamız şart. Salalım ki tekrar tutalım. Tüm güzel insanlara Rasgelsin.

 

CEVAP VER