25 Dakika’da 6 Trofe – Ustaların Buluşması

0
342

3 Ağustos cuma günü Ramazan Sami ÇALIŞ ağabeyimi aradım ve uzun zamandır hasbihal edemediğimizi konuştuk. Cumartesi ve Pazar günü’ne Barış MERT ağabeyim ile bir plan yaptıklarını ve benimde dahil olmamı istediler. Aslında O bölgeye gidiş amacım derelerin Prensesi Mercan Alabalığı ile buluşmak ve oltamı ziyaret edenlerin hepsini tekrar yaşam alanlarına iade etmekti. Annemin belindeki rahatsızlıktan dolayı bir dostumun tavsiyesi ile şifa için limitler dahilinde bir tanesini de alıkoymaktı. Cuma günü öğlen saat 12 gibi yollara düştüm.

Avlanacağımız bölgede yol üzerinde buluşup kamp atacağımız yere gitmekti planımız. Yolumun üzeri olan Karamana uğrayıp Tayyar ÇELİK ağabeyimi de ziyaret etmemek olmazdı tabi ki. Hem yeni açmış olduğu iş yerine hayırlı olsun demek için hem de büyük keyif aldığım sohbetini ve muhabbetini dinlemek için kapattım kontağı bir müddet. Mepps kutumdaki eksiği tamamladıktan ve güzel bir sohbetin ardından veda ettim ve çevirdim kontağı tekrar.

Yaklaşmıştım buluşma yerine ve aradım Sami ağabeyimi ben yaklaştım diye. Yarım saate buluşma noktasında olacaklarını söyledi. Buluşma noktamızda dağın yamacındaki çay bahçesinde beklerken közde demlenmiş tavşan kanı çayımı yudumluyordum. Bir yandan da güney Torosların uçsuz bucaksız zirvelerini izliyordum ve gelmişlerdi. Sami ağabeyim büyük oğlu Ali İrfan ÇALIŞ da getirmişti. Uzun zamandır görmüyordum çok sevindim Ali benim büyümüşte küçülmüş dostumdur. Bindik arabalara ve patika yollara düştük. Yol o kadar berbattı ki Sami ağabeyleri göremiyordum toz bulutundan.

En sonunda gelmiştik ve sarıldık oltalara. Yarım saatlik bir uğraşın ardından Sami abim tasmalamıştı bir gökkuşağı trofesini. Kameraya alma şansım oldu bizi biraz zorlasa da. Yarım saatlik bir uğraşın ardından Barış ağabeyimin de oltasında bir canavar. Kalama sesine doyuyordu adeta kulaklarımız. Kepçenin tadına bakan bu trofede bizi bi hayli gaza getirmişti. Üçüncü trofe tekrar Sami abimin oltasında 5.200 Kg. Derenin bir o yakasına gidiyor bir bu yakasına. Biraz uğraşın ardından zor bela kepçeledik 3. Kuzuyu da. Düşünüyordum acaba ben yem konusunda hatamı ediyorum? Hemen davrandım çantama ve Mepps XD marka 3 numara mepsi taktım ve su ile buluşturdum. Bir kafa darbesi ve ardından kalama sesi. Sonunda olmuştu bir Trofe de bende. Biraz uğraşın sonunda almıştık kıyıya. Bir eksik vardı. Neydi ? Tabii ki o heyecanla kafa kamerasını çalıştırmayı unutmuştum. Video olmasa da fotoğraflayacaktık artık. Sami abimin sesi geliyordu derinlerden sanki KEPÇE…! Oltayı bir heyecanla bırakıp koşuşturduk Barış ağabeyimle. Şu zamanların en iyi avını yapıyorduk 5. trofe Sami abimin oltasında. Sami abim ustalığını konuşturuyordu adeta. Öyle zarif ve sakin tavırları var ki belli etmiyordu ama ben hissede biliyordum heyecanını… Resmen adrenalin dolaşıyordu damarlarımızda.

Heyecandan bir ara titrediğimizi hissettik. Kolay olmasa da kepçeden kaçamadı bu canavarda. Birbirimize baktık ve bir heyecanla devam olta sallamaya. 6. Trofe de Tabii ki Sami abimin taktiklerinden kurtulamadı. Resmen rekor kırılıyordu 25 dk olmuştu ve 6. trofe bu bizim için rekordu. Bir o tarafa bir bu tarafa nabza göre şerbet ustamdan. Balık kafa atmaya doymuyor resmen suyun üzerinde yürürcesine kurtulmak istiyor ağzındaki kaşıktan. Tabii ki katil kepçeden oda nasibini aldı. Biraz mola beyler diye seslendi Barış ağabeyim. Çok acıkmıştım heyecandan ve mücadeleden olsa gerek. Yemeğimizi yedik çayımızı içerken hava kararmıştı. Artık sohbet ve muhabbet zamanı idi. Gece bir ara su sesinin gittiğini hissettik.

Sabah olmuştu ben yoldan geldiğim için uyudum 2 saat. Baktım su durmuş ve ağabeylerim olta atmaya başlamışlar. Hemen oltamı kapıp yanlarına gittim fakat moraller biraz düşüktü. Nedeni su akışı aşırı derecede durmuştu ve balıklar taş altlarına saklanmış hiç hareket etmiyorlardı. Onca denediğimiz atış boş olunca sıkıldık ve yaban arılarının da çok olması bizi rahatsız etti. Düştük yollara. Sami abimin dükkanın da kahvaltıdan sonra Barış ağabeyim yanımızdan ayrılmıştı. Asıl gelme nedenimi unutmuştum 6 Trofenin verdiği heyecanla.

Sami abim ve Oğlu Ali ile başka bir dereye yol aldık. Derenin suyu bulanıktı fakat biraz ilerledikten sonra açılmaya başladı. Sami abim bana öğrettiklerini teftiş edercesine beni izliyordu. Evet mepps i büyük bir iştahla kapan prenses oltamdaydı sonunda. Yaklaşık 30 cm boyunda yakışıklı bir mercan alası. Benekleri soluk biraz bu türlerin. Öptüm sevdim özür dileyerek aldım çantama şifa için. Biraz daha çıkalım dedim ve kırmadı Sami abim ve Oğlu beni biraz daha yukarıda bir prenses daha. Popülasyon güzeldi fakat boyu küçük olduğu için iade ettim incitmeden diğerlerini. Sami ağabeyime avı sonlandıralım dedim çünkü çok yorulmuştuk ve uykusuzluktan bitkin düşmüştük.

Tekrar iş yerine döndük ve araba çok batkındı. Ben üzerimi değişirken sağ olsun ağabeyim arabayı yıkamıştı o yorgunlukla. Hakkını ödeyemem. Ama yapmış olduğumuz av tüm yorgunluğumuza bedeldi. Çok güzel vakit geçirdik ve dostluğumuz bir kez daha perçinlenmişti. Biz bir ekibiz ve Ağabey Kardeşiz. Av bahane önemli olan bizim için ilk önce dostluk ve muhabbettir. Daha güzel avlarda buluşmak dileği ile tüm dostlara selam olsun…

Yazar: Bekir DOĞDU

CEVAP VER